Perşembe 11 Haziran 2026 - 18:40
Kur’an’da Mehdeviyet  (Birinci Bölüm)

Havza / Kur’an, Hz. Mehdi’nin (Allah onun zuhurunu yakın eylesin) zuhuru ve kıyamı hakkında genel bir şekilde söz etmiş; adalet temelli küresel bir hükümetin kurulacağını ve salihlerin zafere ulaşacağını müjdelemiştir. Şii müfessirler ile bazı Ehl-i Sünnet müfessirleri, bu tür ayetlerin Hz. Mehdi ile ilgili olduğuna inanmışlardır.

Havza Haber Ajansı’nın aktardığına göre “İdeal Topluma Doğru” başlığıyla hazırlanan Mehdeviyet konulu yazı dizisi, İmam Zaman Hz. Mehdi’nin (Allah Teâlâ zuhurunu yakın eylesin) öğretilerini ve marifetlerini yaymak amacıyla değerli okuyucuların istifadesine sunulmaktadır.

İslam’da “Mehdeviyet” düşüncesi Kur’anî temellere dayanmaktadır. Bu ilahî kitap, tam bir kesinlikle “hakkın” sonunda “batıla” galip geleceğini bütün insanlığa müjdelemiştir.

Kur’an, Hz. Mehdi’nin (Allah Teâlâ zuhurunu yakın eylesin) zuhuru ve kıyamı hakkında genel bir şekilde söz etmiş; dünya çapında adalet hükümetinin kurulacağını ve salihlerin zafere ulaşacağını müjdelemiştir. Şii müfessirler ve bazı Ehl-i Sünnet müfessirleri, Ehl-i Beyt’ten (a.s.) nakledilen rivayetlere ve İslam âlimlerinin görüşlerine dayanarak bu tür ayetlerin Hz. Mehdi (a.f.) ile ilgili olduğunu belirtmişlerdir.

Bu yazıda, Mehdeviyet konusuyla ilgili olan ve bu hususta daha açık bir anlam taşıyan Kur’an ayetleri arasından sadece birkaçını nakledip inceleyeceğiz.

Konuya giriş yapmadan önce bazı kavramların tanım ve anlamlarını bilmek gerekmektedir:

1. Tefsir

“Tefsir” kelimesi, “fesere” kökünden gelmekte olup “açıklamak, ortaya çıkarmak ve aydınlatmak” anlamına gelir. Terim olarak ise “zor ve kapalı bir lafızdaki belirsizliği gidermek” demektir. Ayrıca, “sözün delaletinde bulunan kapalılığı ortadan kaldırmayı” da kapsar.

Tefsir, bir lafızda anlamın anlaşılmasını zorlaştıran bir kapalılık bulunduğu zaman söz konusu olur. Bu kapalılık, kelamın anlam ve delaletinde de belirsizlik meydana getirir ve onu gidermek için ciddi bir çaba göstermek gerekir.

Kur’an ayetlerinin bir kısmının anlamı bütün insanlar tarafından kolayca kavranamadığından, bunların açıklanması ve üzerindeki perdenin kaldırılması zorunludur. Bu görev ise böyle bir işi yapabilecek yeterliliğe sahip olan ve Yüce Allah tarafından onaylanmış kimselere aittir.

2. Te'vil

Te’vil, “evl” kökünden gelir ve “asla dönmek, kökene geri dönmek” anlamındadır. Bir şeyin te’vili, onu kendi asıl kaynağına ve menşeine döndürmek demektir. Müteşabih bir lafzın te’vili ise onun zahirî anlamını gerçek ve asli manasına dönecek şekilde açıklamak ve yorumlamaktır.

Bu kelime Kur’an’da üç anlamda kullanılmıştır:

* Müteşabih bir söz veya fiilin zahirini açıklamak ve yorumlamak; aklın kabul edeceği ve nakle uygun düşecek doğru bir şekilde yorumlamak. (Âl-i İmrân, 7)

* Rüya tabiri; te’vil bu anlamda, Yusuf Suresi’nde sekiz defa geçmektedir.

* Bir işin sonucu ve akıbeti; buna göre bir konunun te’vili, o konunun sonunda ulaştığı netice demektir. (Kehf, 78)

Dördüncü bir anlam daha vardır ki Kur’an’da yer almamakla birlikte, önceki âlimlerin sözlerinde görülmektedir. Bu anlam, belirli bir olay hakkında nazil olmuş bir ayetten genel ve kapsamlı bir anlam çıkarmaktır. Bu manadaki te’vile bazen “batın” da denilmiştir; yani ayetin zahirinden doğrudan elde edilmeyen ikinci ve gizli anlam.

Bunun karşısında ise “zahir” bulunur; yani ayetin lafzının kullanım ve dil kuralları gereği ilk anda ifade ettiği anlam.

Bu anlam oldukça geniş bir kapsama sahiptir ve Kur’an’ın evrenselliğinin güvencesidir. Çünkü özel olaylardan genel ve kapsamlı kavramlar çıkarılmazsa, Kur’an ayetlerinin büyük bir kısmı işlevsiz hâle gelir ve onların faydası sadece tilavet ve güzel okuyuş sevabıyla sınırlı kalır.

Şüphesiz Kur’an’da te’vile ihtiyaç duyan müteşabih ayetler bulunmaktadır; ancak onların gerçek te’vilini Allah ve ilimde derinleşmiş olanlar bilirler. (Âl-i İmrân, 7)

Te’vilin kendine özgü şartları ve ölçütleri vardır ki bunlar ilgili eserlerde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

3. Tatbik

Kur’an ayetlerinde birçok konu genel ifadelerle anlatılmıştır ve bu ifadeler her dönemde farklı kişi ve topluluklara uygulanabilir.

Bazen de bir ayetin lafzı özel bir olayla ilgili olsa da anlamı genel bir kapsam taşır ve aynı tür davranışı sergileyen diğer kişileri de içine alır.

Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, Hz. Mehdi’nin (Allah Teâlâ zuhurunu yakın eylesin) ve onun gerçekleştireceği küresel inkılabın konusu ile ilgili bazı ayetleri ele alıp inceleyeceğiz.

Devam edecektir…

Hudâmurad Selimiyân’ın “Mehdeviyet Dersnamesi” adlı eserinden bazı küçük değişikliklerle aktarılmıştır.

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha